ÜZÜMELİ
Tarih - Toplum - Kültür - Ekoloji - Kadın - Yaşam

ADIYAMAN GÖLBAŞI YÖRESEL ÇORBALARIMIZ

Gölbaşı yöresinde dünden bugüne doğal besin kaynaklarından yapılan çorba çeşitleri, bizlerin sağlıklı büyüyüp gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu envayi – çeşitli  çorbalarımızın bazılarının bugün unutulmakta olduğunu görmekteyiz. Yöre insanımızın geleneksel çorbalarımızı yaşatmak, doğal besin kaynaklarımızdan sağlıklı nesiller  yetiştirmek ve  kültürüne sahip çıkması gerektiği kanaatindeyım. Gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak,corba1 özellikle doğal ve yararlı olanları unutmamak ve yeni nesillere aktarmak, her insanımızın görevi olduğunu düşünüyorum. Bu maksatla, bizim ellerde sofralarımızda eksik olmayan  5  ana  çorba çeşidini hatırlatmak istiyorum. Zaman, bizleri eskittiği gibi temel yiyeceklerimizi de gözden gönülden ırak tutmaya çalışmakta. Özellikle ambalajlı ve sanayi ürünü yeni tür yiyecek alışkanlıklarını edinmekteyiz. Bunun sonucu olarakta kalp- damar hastalıkları, şeker ve kanser vakaları  insanlarımızın baş belası oluvermiş. Bu notu düşerek,  bizim ellerin ana çorbarını anlatalım.
    KARA ÇORBA: Nohut, yeşil mercimek, döğme karışımından yapılır. Bu çorbanın Malatya, Maraş, Adıyaman yöresinde önemli yeri vardır. Tabi ki Nohut’u, Mercimek’i ve Buğdayı yörede üretilen mahsüllerden olmalı. Bu çorba, hem çorba hem de ana yemek yerine sofralara konulur.
    MALHITA ÇORBA:  Nohut kırıntısı, kırmızı mercimek kırıntısı ve bulğur kırıntısı karışımından yapılan nefis sabah çorbası. Bu çorbamıza fukara çorbasıda denilebilir. Her evde bulunabilecek malzemelerden oluştuğundan, her evde kaynatılabllinir.ascikadin
     PÜŞÜRÜK ÇORBA: Farklı bölgelerde farklı karışımlarla yapılır. Bizim yöremizde büyüklerimizin yaptığından hatırladığımız, unu  yavaş yavaş kaynar suya dökerek  ve sürekli karıştırarak  yapılan bir çorba. Diğer adı ile un çorbası. Daha çok yeni doğum yapan kadınlar içinyapılır. Ya da kışın üşütmüş ve ya grip olmuş hastalar için de bu çorba yapılır. Bundandır ki, bu çorbanın bir diğer adı da hasta çorbasıdır.
     SARMISAK ÇORBASI: Doğal antibiyotik çorbası. Yeterli miktarda sarmısak ezilerek bir kaşıık  salça  ile karıştırılıp  kaynatılmasıyla  yapılan nefis bir çorbadır. Yöremizde  bu çorbaya sarmısak suyu da denilir. Salçalı – sarnısaklı bir su olan bu karışıma kuru yufka ekmeği ya da  önceki günlerden kalan bayat ekmekleri ufalayarak  karılma sonucunda karın doyurucu bir  yiyecek haline getirmekte mümkün. Köy yerinde en acele ve hızlı yapılabilecek bir çorba  olduğundan, kalabalık çocuğu olan annelerce  sıkca yapılan çorbadır. Tabi eski yıllardan söz etmekteyiz.corba2
      TARHANA ÇORBASI: Eski yapılış şekl ile özetleyelim: Yaz aylarının ortalarından başlanarak, ailenin günlük tüketiminden artan ayran ve ya yoğurt önce büyük kaplarda biriktirilir. İlerleyen günlerde kaplar daha da büyüyerek kazanlar sahne alır.  Kazanlarda biriken ve  tortusu alta çöken ayranın üstteki durulaşan suyu alınır. Yeterli birikim yapılınca, kabukları çıkarılan  ve adına döğme dediğimiz pişmiş  buğdayday,  biriktirilen mayalanmış yoğurtla karıştırılarak harmanlanır. Bu karışım, özelikle Çınar ağacı dalları ile yapılan bir yatak üzerine serilen büyük bir bez torbaya doldurularak dinlenmeye alınır. Yaklaşık iki gün bekledikten sonra koyulaşmış olan  tarhanamız bez örtülere serilip kurutulmaya bırakılır. Kurutulan tarhana, kış boyunca   sofralarda yerini alır.
      Kimisi fukara çorbası, kimisi hızla yapılarak analarımıza zaman kazandıran çorbalar olan  bu çorbalarımız doğal ve vitamin deposu çorbalardır. Bazıları sofralarda pek yer bulmasa da  şimdilerde, yine de unutmayalım ve sofralarımıza yeniden  bunları davet edelim derim.

İlk yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası